• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • İzmir 25° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 04:17

  • HABER GÖNDER

  • İDDAA PROGRAMI
SON DAKİKA
  • BİST %
  • DOLAR %
  • EURO %
  • ALTIN %01:34 491,82

Çocuklarımız Sanallaşıyor!

Bağımlısı olunan ekranlar çocuklarımızın yeme-içme kültürüne dahi yansıyacaktır. Zamanla çocuğu sofraya zorla oturtma eğilimi baş göstermekte ve sofra nedeniyle ara verdiği sanal dünyaya tekrar kavuşma planlarıyla sofrada yer alacaktır. Zaman zaman gün içerisinde yaşanan ailevi ve toplumsal gelişmelerden bihaber kalacaktır.

Çocuk Gelişimi ve Eğitimcisi Bu yazımızda özellikle 21.yüzyılın son çeyreğinde ulusal ve küresel boyutlarıyla varlığını şiddetle gösteren teknoloji ve robotlaşma faaliyetleri etrafında yetişen çocuklarımızın durumunu ve teknolojiyle olan etkileşimleri ele alınacaktır. Günümüz dünyasında sanayi, teknoloji ve iletişim ağlarında yaşanan gelişmelerin yansımalarını hemen her alanda görmek mümkündür. Bu gelişmelerle birlikte uzak mesafeler yakınlaşmış birçok evden cep telefonu ve bilgisayar teknolojisiyle bir tıklamayla halledilebilirlik kolaylığına ulaşmıştır.

Tüm dünyada gerek gerekse sosyal hayatta oldukça elverişli bir şekilde kullanılan teknoloji, yeni nesiller için bulunmaz bir fırsat konumundadır. Zira internet ve medya ulaşılmazlığı yok ederek imkânların kısıtlılığına son vermiştir. Medya, internet ve sanayileşmeyle beraber gençler ve çocuklar sadece kendi yaşadıkları toplumla sınırlanmayarak tüm dünyayı takip edebilme kuvvetine sahip olmuştur. Yerelde ulaşılamayan kitaplar, hocalar ve pek çok eğitsel materyal teknoloji çağında bir tıklamayla ekranımıza gelebilmektedir.

Daha somut ve basit örnekler vermemiz gerekirse tüm dünyayı etkisi altına salgın hastalık döneminde teknolojinin insanlığa ikramı olan uzaktan eğitim kavramı gelişmekte olan ülkelerde daha net bir şekilde konuşulur duruma gelmiştir. Ancak tüm bu olumlamalara rağmen çocuklarımızın gelişimi konusunda teknolojinin ülkemizde açtığı yaralar çocuk-ebeveyn ilişkisi göz önünde tutularak izah edilmeye çalışılacaktır.  Ailenin çocuğa etkisi öncesi ve okul döneminde kendini hissettirmektedir. Aile içerisindeki herhangi olumsuz bir durum veya bilinçsizce yapılan tutum ve davranışlar toprağa atılan tohumun meyve vermesini engelleyecektir. Bu nedenle “eğitim ailede başlar” anlayışı son derece mühim ve üstünde durulması gerekli bir meseledir.

Batı toplumları için olumladığımız teknolojileşme hareketlerinin ülkemizde tam aksi etkilere sebep olmasının başında ailelerin bilinç düzeyi ve teknolojiye bakış açıları gelmektedir.  Maalesef ki anne ve babalar internet, telefon ve bilgisayar gibi aygıtların işlevlerini doğru ve net bir şekilde çocuklara öğretememektedir. Günümüzde batı dünyasının bilimsel keşiflerde öncü olmasının temelinde internet gerçeğinin çocuklara dünyayı takip edebilme, araştırmalar yapma ve hayal kurma gücü olarak tanıtılması yatmaktadır. Ülkemize gelindiğinde medya, televizyon ve telefonun asli görevi çocuğu susturmadır.

Aile içerisinde anne ve babanın kafa dinlemek istemesi, aile bireylerinin günün iş yorgunluğunun üstüne evde sessizliği tercih etmesi, kendilerine vakit ayırmak istemeleri ve annenin ev işlerine odaklanmak istemesi bu durumun başlıca nedenleri arasındadır. Çocuğun eline verilen akıllı tablet sayesinde çocuk evin bir köşesine çekilerek anne ve babasını yormadan aile ortamından uzaklaşmak suretiyle dakikalarca belki de korkarız ki saatlerce sessizce duracak ve kimseye rahatsızlık vermeyecektir. Özellikle akraba ziyaretleri ve misafirliklerde sohbet bölünmesin, çocuğun sesi çıkmasın ve koşuşturmasın isteyen ebeveynler için teknoloji bulunmaz bir fırsata dönüşmektedir.

Misafirlikte pasif rolde kalan çocuk akrabalık ilişkileri, hasta ziyaretleri ve genel anlamda misafirlik kültürüne yabancılaşacaktır. Ayrıca çocuğun istekleri karşılanmadığında çocuğun isteğine cevap vermemek, varsa kardeşleriyle olan çatışmasının önüne geçebilmek için de çocukların eline verilen telefondaki dizi, film ve oyunlar aile bireylerince kurtarıcı olarak görülmektedir.  Aile tarafından teknolojinin çocuğa bu şekilde izahı; çocuğun ruhsal, zihinsel ve sosyal gelişimlerine sekte vurmaktadır. Köşeye çekilmek suretiyle tüm dikkatini ekrana veren çocuklar aile kavramının ne demek olduğun bilmeden kopuk bir iletişim ortamında büyüyeceğinden gelecek dönemlerde aile bağlarının (saygı, sevgi ve değer vb.) zayıflaması gerçeğiyle karşılaşılmaktadır.

Mahallede koşturmayı, geleneksel çocuk oyunlarını, arkadaşlık ilişkilerini ve sosyal çevreyi sanal dünyanın çekiciliğine tercih eden çocuklar, çevre ve topluma karşı olan ilgi ve hassasiyetlerini zamanla kaybetmektedir. Çevresindeki eşyaları ve cisimleri tanımak isteyen çocuklar aile tarafından “aman kırmasın, dokunmak yasak, yaramazlık yapma!” şeklinde engellerle karşılaşmaktadır. Çocuğun araştırma, sorgulama ve öğrenme yetisi yok edilmekte ve eğer bu uyarılara uyarsa telefonla ödüllendirilmektedir. Çocuk yetiştirirken yapılan tüm bu hatalar aslında çocuğa ve ülkemizin geleceğine verilmiş en büyük cezadır. Zira milli, manevi değerlerden uzak, düşünme ve sorgulama yetisini kaybetmiş bir nesil oldukça tehlikeli sonuçlar doğuracaktır.

Çocuklarımızın sanallaşması son dönemlerde artış gösteren dikkat eksikliği, davranış bozuklukları, öğrenme güçlüğü ve uyum sorunları gibi çok sayıda rahatsızlığı tetiklemektedir

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Firma Dostu Türkiye’nin Hizmetinde…

Yerel Seçimlerde Oyun Kime?

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
5.059.433

VAKA

4.766.124

İYİLEŞME

43.589

ÖLÜM

293.309

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
159.910.406

VAKA

95.962.505

İYİLEŞME

3.324.907

ÖLÜM

63.947.901

AKTİF VAKA

Yazarlar
Video
Galeri
İzmir Haber'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

İzmir Haber'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.