Ekonomi
Giriş Tarihi : 02-10-2021 01:17   Güncelleme : 02-10-2021 01:17

Aliağa’da Proje Kapsamında Dikimi Yapılan Anadolu Adaçayı ve İzmir Kekiği Hasat Ediliyor

​Aliağa ilçesinde, ‘Üreticiye Kazanç Tüketiciye Sağlık Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliğinin Yaygınlaştırılması Projesi’ kapsamında ‘Tarla Günü’ etkinliği düzenlendi

Aliağa’da Proje Kapsamında Dikimi Yapılan Anadolu Adaçayı ve İzmir Kekiği Hasat Ediliyor

​Aliağa ilçesinde, ‘Üreticiye Kazanç Tüketiciye Sağlık Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliğinin Yaygınlaştırılması Projesi’ kapsamında ‘Tarla Günü’ etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Aliağalı üretici çiftçi kadınlar tarafından yetiştirilen Anadolu adaçayı ile İzmir kekiğinin hasadı yapıldı.

Aliağa Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ile Aliağa Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi iş birliğinde Aliağa Belediyesi Tarımsal Üretim Tesisi ve Kent Fidanlığında düzenlenen etkinliğe İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen, Aliağa Kaymakamı Ömer Karaman, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, kurum müdürleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı.

‘ALİAĞA SANAYİSİNİN YANI SIRA GİZLİ BİR TARIM KENTİDİR’

Aliağa’nın 500 yıl önce bir tarım merkezi olduğunu belirten İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen “Aliağa sanayisinin yanı sıra gizli bir tarım kentidir. Aliağa’da 50 bin ton tarımsal üretimimiz var. 6 bin 600 ton meyve, 4 bin ton sebze üretimimizle birlikte 458 ton et üretimimiz bulunuyor. Aliağa’nın tarımdaki potansiyelini biliyoruz.

Bugün burada yapmış olduğumuz bir denemenin sonuçlarını göreceğiz ve bundan sonraki süreçte bunu yaygınlaştırmak için bir gayretimiz olacak. 12 bin kilometre yüzölçümü olan, dağı taşı yemyeşil 3.6 milyon dönüm tarım arazisine sahip, bir sezonda 3 ürünün yetiştirilebildiği bereketli, nadir topraklardan birinde yaşıyoruz. İzmir’de tarım hep vardı. Örneğin Aliağa günümüzde hep bir sanayi merkezi olarak tanımlanır. İzmir ise bir turizm kenti olarak bilinir. Oysa Aliağa 1600’lü yıllarda 4. Murat zamanında Abdülkerim Ağa zamanında 4. Murat’a bağışlanmış bir çiftlikti. Daha sonra Abdülkerim’in 2 oğlundan birisi olan Ali Ağa’ya verilen, ismi de oradan gelen bir tarım merkeziydi. Yani bundan yüzyıllar önce de tarımın var olduğu bir yerdi. Yani şimdilerde bir turizm kenti gibi görünen İzmir’in her yerinde insanlığın var olduğundan beri var olan tarım hep vardı. Geleceğimizi de bu tarımın üzerinden inşa etmek zorundayız. Tüm paydaşlarımız, kooperatiflerimiz, yerel yönetimlerimizle beraber bu şehirde üretime devam eden 150 bin çiftçi ailesinin kazanması için çalışmak zorundayız.Sadece sanayiye odaklanıp Aliağa’mızın verimli topraklarını değerlendirmemek Aliağa’ya ihanet olur. Tarım, olmazsa olmazlarımızdandır. Tarımsal üretimin arttırılması adına Çaltılıdere Mahallemizde bulunan 22 dönümlük bu arazide fidanlık kurduk. Fidanlığımıza 800 meyve ağacı, yaklaşık 8 bin adet akasya ve dut ağacı diktik. Yaklaşık 12 bin 500 adet süs bitkisi yetiştiriyoruz. Ağaçları yapacağımız peyzaj çalışmalarında kullanmak üzere yetiştirdik. Aliağa Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifimizle birlikte fidanlıkta yetiştirilen ürünler pandemi döneminde semt pazarımızda online olarak satışa sunuldu. Aliağa tarım konusunda önemli bir potansiyeli barındırıyor. Yeter ki bu potansiyeli el birliğiyle değerlendirelim” dedi.

Aliağa Kaymakamı Ömer Karaman ise “Üretici, gerçek çiftçi milletin efendisidir. Belediyenin tüm birimleriyle tarımla ve kooperatifle iç içe Aliağa’nın tümüne yayılmış bir çalışma temposu çok örnek bir çalışmadır. İnşallah bunun semeresini ve bereketini birlikte yaşayacağız. Üretimimiz ve bereketimiz bol olsun” dedi. 

Konuşmaların ardından katılımcılar, el emeği ve doğal ürünler stantlarını ziyaret ettikten sonra tarlaya inerek Anadolu adaçayı ile İzmir kekiğinin hasadını yaptı.

.