Eğitim
Giriş Tarihi : 09-04-2021 23:34   Güncelleme : 09-04-2021 23:34

Ege Üniversitesi Rektör Budak, “Toplumda otizmin bilinirliğinin artması için hep birlikte mücadele etmeliyiz”

Ege Üniversitesi’den  “Uluslararası Otizme Multidisipliner Bakış” Konferansı Rektör Budak, “Toplumda otizmin bilinirliğinin artması için hep birlikte mücadele etmeliyiz” Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla Ege Üniversitesi Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından  “Uluslararası Otizme Multidisipliner Bakış” konferansı düzenlendi

Ege Üniversitesi Rektör Budak, “Toplumda otizmin bilinirliğinin artması için hep birlikte mücadele etmeliyiz”

Ege Üniversitesi’den  “Uluslararası Otizme Multidisipliner Bakış” Konferansı

Rektör Budak, “Toplumda otizmin bilinirliğinin artması için hep birlikte mücadele etmeliyiz”

Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla Ege Üniversitesi Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından  “Uluslararası Otizme Multidisipliner Bakış” konferansı düzenlendi. Farklı ülkelerden bilim insanlarının konuşmacı olarak yer aldığı konferansa,  Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak,  Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Ali Ekşi, akademisyen ve öğrenciler katıldı.

Konferansın açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Otizm, doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk üç yılında fark edilen nörogelişimsel bir bozukluktur. Sebebi hala tam olarak bilinmemekle birlikte, günümüzde görülme sıklığı artan bu gelişim bozukluğunun bilinen tek tedavisi; sürekli ve yoğun nitelikte özel eğitimden geçiyor. Erken başlayan ve doğru yöntemler üzerine inşa edilen bir eğitim neticesinde önemli sayıda çocuğun normal gelişim gösteren yaşıtlarıyla birlikte eğitim alabildikleri bilimsel araştırmalar tarafından kanıtlanmıştır.

Bunun en temel sebebi, otizmin her çocukta farklı belirtiler ve farklı klinik görünüm olarak seyredebilmesidir. Her bireyin tedavi sürecinde ihtiyaç duyduğu olanaklar farklı, bu tedaviye yanıt verme biçimi farklıdır. Bizlerin ihtiyacı olan ise otizmin her bireyde aynı seyretmediğinin bilincinde olarak hem kişisel farkındalığımızı hem de kurumsal düzeyde eğitim anlayışımızı buna göre inşa etmektir. Kamuoyunda otizmin bilinirliğinin artması için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Bu konuda sergilediğimiz tüm çabaların artık farkındalık noktasından bir adım ileri gitmesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Ege Üniversitesi olarak otizmin farkındayız!”

Rektör Budak, “Ege Üniversitesi olarak bu konuyu yalnızca bir gün değil her gün gündemimizde tutuyoruz. İlgili birimlerimizin yetkinliğinde, otizmli bireylerimizin karşılaştığı zorlukları konuşuyor; ihtiyaçlarına kulak veriyor ve yaşamlarını kolaylaştırmak adına imkânlarımızı sürekli geliştiriyoruz. Kampüsümüzü engellerden arındırmanın yanı sıra otizmli çocuk ve gençlerimizin başarılı olduğu alanların keşfedilmesinde ve desteklenmesinde aktif rol almaya özen gösteriyoruz.

Bundan sonraki süreçte de bu amaçları kapsayan her türlü projenin paydaşı olmaktan büyük mutluluk duyarız. Otizmli bireylerimizin hayata aktif ve bağımsız biçimde katılabildiği bir gelecek temennisiyle otizmli vatandaşlarımızın, ailelerinin ve tüm özel eğitimcilerin Dünya Otizm Farkındalık Gününü tebrik ediyorum” dedi.

 “Günümüzde her 54 çocuktan 1’ine otizm tanısı konuyor”

Moderatörlüğünü Engelsiz Ege Koordinatörü Doç. Dr. Pelin Piştav Akmeşe’nin yaptığı konferansta sunum yapan Ege Üniversitesi Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Odyometri Programı Öğr. Gör. Dr. Ody. Gülce Kirazlı, “Otizm spektrum bozukluğu, sosyal beceriler ve iletişimde güçlüklere neden olan nörogelişimsel bir bozukluktur. Doğuştan gelen ve yaşamın ilk üç yılında fark edilebilen otizmin tanısı, günümüzde her 54 çocuktan 1’ine konulmaktadır” dedi.

 Otizmin belirtilerinden bahseden Dr. Ody. Gülce Kirazlı,  erken tanı ve tedavinin büyük bir önem taşıdığını ifade ederek, “Otizm spektrum bozukluğundan şüphelenilen çocuklarda, genellikle çevrelerine tepki vermedikleri için işitme kaybı tanısını dışlamak açısından, otizm tanısını koymadan önce odyolojik değerlendirilmenin yapılması çok önemlidir.

Dr. Prashanth Prabhu, “Odyolog Bakış Açısıyla Otizmli Çocuklara Yaklaşımı:  Hindistan Deneyimi” konulu sunumunda, Hindistan’da otizmli çocuklarda tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Prabhu, “ Otizmli çocuklara iki farklı işitme testi uyguluyoruz. Ardından orta kulaktaki durumu değerlendirip, otoakustik emisyon testi uyguluyoruz. Klinik hazırlık aşamasında çocukların aileleri ile bazı konuları tartışarak, çocukların hoşlandıkları konular, öfke atağı geçirip geçirmediği zamanlar, sevdikleri müzik türleri ve oyuncakları gibi genel bilgiler elde ediyoruz. Çocukların test sırasında korkmamaları için, ailelerden çocuklara tedavi sürecini ayrıntılı olarak anlatmalarını istiyoruz ve bunu ‘Sosyal Hikaye Metodu’ olarak tanımlıyoruz. Otizmli çocuklarda sese karşı ‘Hipersensitive’ sıkça rastlanan bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Bu vakalarda duyarsızlaştırma yani ‘Desensitivity Terapi’si uyguluyoruz” dedi.

Otizmi tedavisinde takım çalışmasının önemine değinen Prof. Dr. Prabhu, “Odyologlar otizmi tedavi ederken uygun yönlendirmeler yapmalı ve tedavi süreci takım çalışması ile ilerlemelidir.

Damla Balkan “Otizm Spektrum Bozukluğunda Tanı ve İzlem”, Hatay Devlet Hastanesi Çocuk Nörolojisi öğretim görevlisi Dr. Erdem Şimşek “Otizm Spektrum Bozukluğunda Nörolojik Değerlendirme”, Yüksek İhtisas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü öğretim görevlisi psikolog Cansu Öztürk “ Otizm ve DIR Floortime Yaklaşımı”, Ege Üniversitesi Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Programı öğretim görevlisi Sinem Utanır Altay “Sosyolojik Bakış Açısıyla Otizm ve Damgalama” konularında sunum yaptı..